Yeni haftada yurtiçi gündem ön planda olacak

0 15

Yeni haftada ise bu tablonun farklılaşmasını bekliyoruz. Öyle ki, TL’deki zayıflık devam ederken PPK toplantısında alınacak kararların ve Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıklar sürerken AB Liderler Zirvesi’nden çıkacak sonuçların yön arayışında belirleyici olmasını bekliyoruz. 

 

Bu haftanın ana gündem maddesini TCMB’nin Perşembe günü gerçekleştireceği PPK toplantısı oluşturuyor. Merkez Bankası son üç toplantısında faiz oranlarında değişiklik yapmayarak beklemede kalmayı tercih ederken medyan piyasa beklentisi politika faizinin bir kez daha sabit tutulacağına işaret ediyor. Ancak fonlama maliyetinin yukarı çekilmesi başta olmak üzere alınan önlemlerin TL’deki değer kaybını durdurmak için çok fazla yeterli olmadığını düşünürsek politika faizinde olmasa bile TCMB’nin politika faizinin 300 baz puan üzerinde olan geç likidite penceresi faizinde artırıma giderek bu kanalı daha aktif kullanma potansiyelinin olduğunu söylemek mümkün.

 

Bu hafta ayrıca AB Liderler Zirvesi’nden çıkacak kararların da TL varlıkların performansına doğrudan etki edebileceğini düşünüyoruz. 24-25 Eylül tarihlerinde gerçekleşmesi planlanan zirvede öncelikli konunun Doğu Akdeniz’de yükselen tansiyon olması bekleniyor. Söz konusu zirvede Türkiye’ye uygulanabilecek olası yaptırımların da gündeme gelme ihtimalinin bulunması nedeniyle alınacak kararlar yurtiçi piyasalar tarafında yakından takip edilecektir. Hatırlanacağı gibi Avrupa Parlamentosu zirve öncesinde aldığı kararda Türkiye’ye Doğu Akdeniz’deki gerginlikte diyaloğa çağrısında bulunurken aksi takdirde AB’nin ek yaptırımları devreye sokmasını istemişti.

 

Öte yandan Fed Başkanı Powell bu hafta Kongre’de korona virüse karşı alınan önlemleri değerlendiren bir sunum yapacak. Powell’ın geçen haftaki Fed toplantısında verilen mesajlardan farklı bir söylemde bulunma ihtimali son derece düşük. Bu noktada Merkez Bankası’nın duruşunun değişmesini beklememek gerekir ancak Fed Başkanı özellikle soru-cevap kısmında daha detaylı bilgi verebileceği için sunum yakından takip edilecektir. Powell yarın Temsilciler Meclisi’nde Çarşamba günü ise Senato’da sunum yapacak. Çarşamba günkü açıklamalar çok büyük ölçüde önceki sunumun tekrarı niteliğinde olacağı için kayda değer bir etki yaratmasını beklememek gerekir.

 

BEKLENTİLERİMİZ

Borsa İstanbul yukarı yönlü hareket etme eğilimi sergiliyor. Geçtiğimiz hafta boyunca dar sayılabilecek bir bant aralığına sıkışarak önemli bir değişim göstermeden işlem gören BIST-100 endeksi buna karşın haftayı 1110 seviyesinin üzerinde tamamlayarak yeni hafta öncesinde pozitif sinyaller verdi. Teknik açıdan 1120 puanın aşılması durumunda indikatörler de toparlanma sinyali vereceği için bunun kısa vadeli görünümün biraz daha iyileşmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Endeksin bu hafta sergileyeceği performansta ise yurtdışından ziyade yurtiçi konu başlıklarının belirleyici olacağını tahmin ediyoruz. Bu noktada TL’deki zayıflık giderek artarken PPK toplantısında alınacak kararların ve Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıklar sürerken AB Liderler Zirvesi’nde konu hakkında yapılacak açıklamaların yön arayışında belirleyici olmasını bekliyoruz. 

 

Teknik Analizde Öne Çıkanlar

Hisse

RSI

Momentum

MACD

PSAR

GUBRF

AL

AL

AL

AL

ISGYO

AL

AL

AL

AL

SAHOL

AL

AL

AL

AL

ULKER

AL

AL

AL

AL

 

 

EUR/USD 1,1850’nin üzerinde tutunuyor. Fed toplantısının ardından ilk etapta dalgalanan sonrasında ise net bir yöne doğru hareket etmekte zorlanan parite 1,1850’nin üzerinde tutunarak güç toplamaya çalışıyor. Parite açısından bu haftanın en önemli konu başlığını ise hem Euro Bölgesi hem de ABD’den gelecek olan öncü PMI rakamları oluşturuyor. Verilerin belirgin bir iyileşme göstermesi beklenmese de büyümeyi daralmadan ayıran 50 seviyesinin üzerinde net şekilde kalmaya devam edecekleri öngörülüyor. Teknik açıdan baktığımızda ise paritenin kısa vadede 1,2000 seviyesini aşacak momentuma sahip olmadığını düşünmeye devam ediyoruz.

TL’nin performansında PPK toplantısında alınacak kararlar belirleyici olacak. TCMB’nin son dönemde TL’de artmaya başlayan değer kaybına karşı ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini yukarı taşıdığını görüyoruz. Öyle ki bir süre %10,15 seviyesine yakın seyreden fonlama maliyeti geçtiğimiz haftadan bu yana %10,40’ı aşmış durumda. Ancak bu durumun TL’deki değer kaybını engellemek için yeterli olmadığını göz önünde bulundurursak önümüzdeki günlerde faizlerde daha yüksek seviyeler görmemizin şaşırtıcı olmayacağını düşünüyoruz. TL’deki değer kaybı nedeniyle Perşembe günkü PPK toplantısının önem derecesi ise artmış durumda. Medyan piyasa beklentisi politika faizinde artış olmayacağı yönünde. Ancak fonlama maliyetindeki artışın yeterli bulunmaması durumunda PPK toplantısında koridorun asimetrik olarak genişletilmesi yönünde adım atılması şaşırtıcı olmayacaktır.

 

Ons altın destek bölgesinde tutunmaya çalışıyor. Fed toplantısı sonrasında ilk etapta aşırı olarak nitelendirebileceğimiz değer kayıplarına maruz kalan ons altın sonrasında ise beklentilerimize paralel olarak toplantı öncesi seviyeler olan 1960 doların üzerini test etmeyi başardı. Ancak bu bölgede kalıcı olmasını sağlayacak momentumu yakalayamayan ons altının yeniden baskı altında olduğunu görüyoruz. Teknik açıdan bakıldığında 1940 doları en önemli destek noktası olarak görmeye devam ediyoruz. Bu seviyenin üzerinde kalındıkça yukarı yönlü denemelerin sürmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Aksi bir senaryoda ise 1920 dolara doğru hızlı bir geri çekilme olabileceğini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Yukarıda ise 1970 doları ilk direnç olarak görüyoruz.

Kaynak ÜNLÜ Menkul
Hibya Haber Ajansı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.